Orman Haftası İle ilgili Şiirler Dünya Tiyatrolar Günü
Mar 20

BİYOGRAFİLER BURADA!


ADOLF HİTLER:20 Nisan 1889 yılında Branau kasabasında doğdu. İlk tahsilini doğduğu kasabada gördü. Orta tahsilini Viyana civarındaki Lintz şehrinin realschule’sinde yaptı. On üç yaşında babasını, on altı yaşında annesini kaybetti. Orta öğrenimini bitirince Viyana sanayi mektebine yazıldı. Kendi kendini eğitti. Viyana’da bir mimarın, sonra da nakkaşın yanında çalıştı. 1912′de Viyana’dan Münih’e geldi. 1914′de Cihan Harbi çıkınca Hitler Bavyerada Alman ordusuna gönüllü olarak girdi. Alman mağlubiyetinden sonra Hitler, arkadaşı mühendis Feder ve altı kişi tarafından kurulmuş olan Alman İşçi Partisi isimli gizli bir fırkaya katıldı ve kısa sürede bu fırkanın reisi oldu. Fırkanın adını Milli Sosyalist Alman İşçi Fırkası olarak değiştirdi ve nüfuzunu arttırdı. Gazetede fırkasının fikirlerini açıklayan makaleler yayınladı.

1924′de hükümeti devirmek için teşebbüslerde bulundu fakat başarılı olamadı. Bunun üzerine 10 ay hapse mahkum edildi ve bu zaman içinde Mücadelem isimli hatıralarını yazdı. Aynı zamanda fırkanın yeni teşebbüslerini hazırladı.

Onun kurduğu Nasyonal Sosyalist Parti’ye halk “Nazi” ler dedi. Kendisine de, taraftarları, rehber anlamına gelen “Führer” lakabını verdiler. Parti 25 maddelik bir program hazırladı. Bu programın ilk maddesi Almanya’yı Versay’ın zilletinden kurtarmak idi. Alman vatandaşlığının yalnız Alman kanını taşıyanlara hasredilmesin lazım geleceği programın esaslı maddelerindendi. Aynı zamanda büyük sermayeyi devleştirmek de yine programın esaslarından birini teşkil eder.Seçimle işbaşına gelen Adolf Hitler kısa zamanda Almanya’yı süper güç haline getirdi.Batı Avrupa ülkelerini ve Rusya’yı karşısına aldı.Bu cephe genişliği II.Dünya Savaşı’nın sonucunu belirleyen en önemli etken oldu.Savaş sonucunda Almanya’nın yenilgisini gören Adolf Hitler intihar ederek hayatına son verdi(1945).
ADNAN MENDERES:
1899 yılında Aydın’da doğdu.Babası İzmirli Katipzade İbrahim Ethem Bey, annesi Aydınlı Hacı Alipaşazadeler’den Tevfika Hanım’dır.Anne ve babasını küçük yaşta kaybetti.Onu anneannesi büyüttü.Tahsil hayatına İzmir İttihat ve Terakki Mektebi’nde başlayan Adnan Menderes, Kızılçulu Amerikan Koleji’nde okurken misyonerlerle başı derde girdiği için çeşitli mercilere müracaat etti.Müracaat ettiği makamların birinin başında Celal Bayar vardı.Bayar’la böyle tanışmış oldu.

Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitiren Adnan Menderes Birinci Dünya Savaşı sırısında yedeksubay olarak askerliğini yaptı.Aydın’da bazı arkadaşlarıyla birlikte Ayyıldız Çetesi’ni kurdu.Daha sonra Söke’de Piyade Alay Yaveri olarak savaşa katıldı.Savaştan sonra İstiklal Madalyası aldı.

Ali Fethi Okyar tarafından 1930 senesinde kurulan ancak kısı sürede kapatılan Serbest Fırka’nın Aydın teşkilatını kurarak başkanı oldu.Bu parti kapatılınca CHP’ye girdi ve 1931 yılında bu partiden Aydın milletvekili seçildi.

1945 senesine kadar TBMM’de komisyon raportörlüğü yapan Adnan Menderes, o yıl Saracoğlu Hükümeti’nin getirdiği Toprak Kanunu tasarısını şiddetle tenkit ederek komisyondan istifa etti.Partide yaptıkları muhalefetten dolayı bir süre sonra Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte CHP Disiplin Kurulu tarafından 12 Haziran 1945’te ihraç edildiler.
Celal Bayar da hem partiden hem de milletvekilliğinden istifa etti.Bu hareketler Demokrat Parti’nin 7 Ocak 1946’da kurulmasına sebep oldu.1946 seçimlerinde Demokrat Parti’den Kütahya milletvekili olarak meclisi girdi.Celal bayar’dan sonra ikinci adam durumuna geldi.14 mayıs 1950 seçimlerinde DP oyların 53,5’ini alarak iktidar oldu.On senelik DP iktidarının tek başbakanı oldu ve o döneme damgasını vurdu.İktidarı zamanında 5 hükümet kurdu.Bu on senelik zaman içinde Türkiye’nin iç ve dış siyasetinde büyük gelişmeler oldu.Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı, köye makine girdi, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı.Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı.
27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbeyle iktidardan indirildi.Yassıada’ya hapsedildi.Milli birlik komitesi tarafından kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca idama mahkum edildi.Yassıada tutuklu bulunduğu sırada çeşitli işkencelere maruz kaldı.17 Eylül 1961 tahinde İmralı Ada’da idam edildi.Türk Milleti O’nu hiç unutmadı. CHE GUEVARA:
1928 yılında Arjantin’in Rosaria kentinde doğdu. Tıp öğrenimi gördü. Öğrenciyken okuluna bir yıl ara verip, Güney Amerika kıtasında geziye çıktı. Macera diye başladığı gezinin ardından Che, komünist oldu. Meksika’da siyasi mülteci olarak bulunan Raul ve Fidel Castro’yla tanıştı. Bu tanışıklık Che’yi de Küba’nın ele geçirilmesi hedefine ortak etti. 1956-1959 yılları arasında süren gerilla savaşı Küba’da başarıya ulaştı. Önce Merkez Bankası’nın başına, ardından Sanayi Bakanlığı’na getirildi.Bu görevlerde başarısız oldu.

Hayal edilenle gerçekleşen devrim arasındaki uçurum Che Guevara’yı yeni hayallere sürükledi.Yeni hayal, devrimin bütün Latin Amerika’ya yayılmasıydı.Bu amaçla Bolivya’ya gitti.Devrim konusunda Che Guevara’nın üç temel değişiklik düşüncesi şunlardır: 1. Halk güçleri düzenli orduya karşı zaferi kazanabilir. 2. Devrim yapmak için her zaman tüm şartların bir araya getirilmesi gerekmeyebilir. 3. Latin Amerika’da savaşın temel alanı kırsal kesim olmalıdır.Marksist düşünceden esinlense de marksizme yabancı bu düşünceler sadece Latin Amerika’da değil, dünyanın birçok yerinde yankı buldu. Özellikle maceracı gruplar, Che Guevara efsanesinin büyüsüyle aileyle, toplumla ve neticede tarihle çatışarak hayat karşısında yenik düştüler.

Komünizmin insanlık için yeni bir umut olarak ortaya sürüldüğü bir dönemde Che Guevara bir mücadele simgesi olarak görüldü.Fakat bu simge incelendiğinde toplum ve devlet hayatında görev alarak insana hizmeti başaramayan bir maceracının gerçekten hayale kaçışı görülür.Ancak yanlış bir dünya görüşüne bağlanarak da olsa, yanlış metotlarla yola çıksa da onda sömürgeci beyaz adama karşı halktan yana bir tavır olduğu da bir gerçektir. 1967 yılında öldürülmüştür. AHMET MUHİP DRANAS: 1908 yılında Sinop’ta doğdu.Ankara Erkek Lisesi’ni bitirince Hakimiyet-i Milliye gazetesinde çalıştı (1930-1935), Ankara Hukuk Fakültesi’nde iki yıl kadar süren yüksek öğrenimini yarıda bırakarak İstanbul’a geldi. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi, bir yandan da Güzel Sanatlar Akademisi’nde kütüphane müdürlüğü yapıyordu. 1938’de Ankara’ya Döndü, C.H.P. Genel Merkezi’nde Halkevleri kültür ve sanat yayınlarını yönetti (1938-1942), askerlik dönüşü Ankara’da Çocuk Esirgeme Kurumu Yayın Müdürü (1946-1949), Kurum başkanı (1957-60), daha sonra İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi oldu.

“Ankara Lisesi’nden Muhip Atalay” imzalı Bir Kadına şiiri, yayınlanan ilk şiiriydi (Milli Mecmua, 15 Eylül 1926), Yedi Meşaleciler’i 1940 kuşağına bağlayan şairlerimiz içinde Cahit Sıtkı Tarancı ile birlikte şiirde sese, şekil mükemmelliğine önem verişi, Baudelaire sembolizminden hareket edip Türkçe’de yeni bir şiir dili ve yapısı oluşturmağa çalışması ile şiirimizde kendine sağlam bir yer edindi.21 Haziran 1980 tarihinde öldü.

ESERLERİ

Şiir
Şiirler (1974), Kırık Saz (1975 T. Fikret’ten).

Oyun
Gölgeler (1947), O Böyle İstemezdi (1948 - Bu iki oyun Devlet Tiyatrosu ile İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda oynanmıştır).

Çeviri Oyun
Aptal (1940 - Dostoyevski’den uyarlayanlar F. Neziere / S.W. Bienstock).

İnceleme
Fransa’da Müstakil Resim (1937 - İki Cilt C. Sıtkı ile birlikte). AHMET REFİK:
.Eski İstanbul Manzaları
(1553-1839)
Ahmed Refik
Timaş Yayınları / Osmanlı Dizisi

Osmanlı’nın ihtişamını ancak İstanbul gibi muhteşem bir şehir yansıtabilir. Başka bir ifadeyle İstanbul ile Osmanlı, aşıkla maşuk gibidir. Dünkü medeniyetimize göz attığımız zaman bu dünya başkentini övmek için şairlerin en güzel şiirlerini terennüm ettiklerini görüyoruz. Başka delil aramaya ne gerek var; sırf “İstanbul Türkçesi”, “İstanbul Efendisi” sözleri bile bu şehrin
özelliklerini ve güzelliklerini ortaya kor. Bir zamanlar dünyaya hükmeden padişahların içinde oturduğu, Avrupa krallarına taç giydiren vezirlerin ikamet
ettiği, dünyaya ilim ve irfan ışıkları saçan alimlerin ve şairlerin, ilim ve şiir buketleriyle süslediği İstanbul’u tarihi ve tabii güzellikleriyle tanımak, eski İstanbul’dan yeni manzaraları seyretmek istiyorsanız elinizdeki kitap size en sağlam kılavuz olacaktır.

Sende Yorumunu Yaz !