Öyle Bir Geçer Zaman Ki bu hafta heyecan dolu bir bölümle ekranlara geldi.

Cemile Ali Kaptan’dan olan çocuğu aldırmak için gittiği evde aşırı kanamadan dolayı, fenalık geçirdi.
Cemile’nin kaynanası Cankurtaran istedi. Ancak yasa dışı kürtaj yapan ev sahipleri korktuklarından dolayı Cankurtaran çağırmayı düşünmediler
Dizinin finalinde Cemile, kaynanası Hasefe Ana’nın kollarında gözlerini kapattı.
‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’nin tiryakileri, önümüzdeki bölüme kadar ‘Cemile öldü mü? sorusunun cevabını merak edecek.
HAMZA
Büyük bir ihtimalle ölmüştük
Şehir kan kıyametti ayaklarımızda
Gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
Yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün
Hamza bütün parmaklarını ortaya dökmüştü
Yirmi yıldır cebinde biriktirdiği parmaklarını
Hamza son şarkıyı kırka bölmüştü
Doğrusu iyi idare etmiştik
Doğrusu iyi haltetmiştik
Yaşayanlar unutmuştu bizi
Biz öldüğümüzle kalmıştık.
CEMAL SÜREYA
İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. Çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. Keşif boynumuzun borcudur. Kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, Öteki’ni keşfetmek…
(…)
Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına… şaşırmak ölene kadar… şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek… budur son tahlilde Âdemoğullarına, Havvakızlarına kendilerini keşfettirten serüven.
Destanlar, kahramanlıkları, olağanüstü olayları, törensel estetiksel biçimde anlatan törensel maznum eserlerdir. Sözlü ve yazılı olarak ikiye ayrılırlar. Sözlü destanlar ağızdan ağıza aktarılarak günümüze kadar gelmiştir. Bilinen en eski edebi türlerden biridir.Eski çağlardaki nesillerin yaşadıklarını, kahramanlıklarını gelecek nesillere aktarmak amaçtır.
Destanlarda Tanrısal yada metafiziksel öğeler göze çarpar ve diğerlerin ayrılan, sivrilen bir kahramandan söz edilir.
İnsanın kendi fikirlerini paylaşmak, içini dökmek için yazdığı kesin çizgiler içermeyen içten yazı türüdür. Yazı türü özellikleri bakımından birçok türle benzerlik gösterir.
İçten, samimi, paylaşımcı bir hava hissedilmelidir denemede. Birşey kanıtlama ya çürütme iddaası taşımamalıdır. Yazar kendini dökmelidir kağıda ve okura yargılama yada hak verme zorunluluğu yaratmamalıdır.
