İçerik

Buradasınız: Anasayfa » Genel » Türk Åžiir GeleneÄŸinde Serbest Nâzım

Türk Şiir Geleneğinde Serbest Nâzım

Kategori : Genel Tarih: 16 Nisan 2007 2 Yorum 7 views

“Nâzım Hikmet ÅŸair olarak adını ilkin Hececiler çevresinde duyurmuÅŸ olsa da temelde onlardan çok ayrı bir anlayışın sanatçısıydı. Hece ölçüsünde yazdığı ÅŸiirlerinde, Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Akif, Mehmet Emin gibi, toplumsal görüşlerini, siyasal düşüncelerini savunuyordu. İşgal altındaki bir ülkede, halkı iÅŸgalcilere karşı kışkırtıcı ÅŸiirler yazan bir direnişçiydi. Deniz Harp Okulu’nda eÄŸitim görmüş olması, gerektiÄŸinde memleketi için her ÅŸeyi göze almaktan kaçınmayan özverili bir kiÅŸilik edinmesinde herhalde etkili olmuÅŸtu. 1921 baÅŸlarında KurtuluÅŸ Savaşı’na katılmak için Anadolu’ya geçtiÄŸinde, Bolu’da öğretmenlikle görevlendirilmeyip özlediÄŸi gibi ateÅŸ hattına gönderilseydi, belki de bu coÅŸkulu genç ÅŸairi KurtuluÅŸ Savaşı ÅŸehitlerimiz arasında anacaktık.
“Bolu’da Türk halkının yaÅŸam koÅŸullarını yakından görüp dinsel yobazlığın baskısıyla karşılaşınca, düşünüşü çok deÄŸiÅŸik boyutlar kazandı.
“Bolu’dan Moskova’ya hececi bir ÅŸair olarak gitmiÅŸti; dönüşünde, özellikle 1920′lerin ikinci yarısında yazdıklarıyla Türkçede ‘yepyeni bir ÅŸair’ olarak nitelenmeye baÅŸlandı. ‘Serbest Nâzım’ diye adlandırılan yeni bir tarzın öncüsüydü.
“Basamaklı dizeler, serbest uyaklar, gerçi getirilen yeniliÄŸin dış biçimde olduÄŸu izlenimini veriyordu, ama asıl yenilik içerikteydi : Åžiirin alışılmış konularının, temalarının dışına taşılmış, bunun sonucu olarak da dil, ton, ritim, söyleyiÅŸ deÄŸiÅŸmiÅŸti.
“Çok aşırı görünen bu yenilik, sanki her ÅŸeyi yıkmak, Türk ÅŸiir geleneÄŸinin üstünü örtmek istiyor gibiydi. Bir devrimdi Serbest Nâzım, ama çok kısa bir sürede benimsenip tadına varıldı; Nâzım Hikmet övgülere boÄŸuldu. Böylesine aşırı bir yeniliÄŸin neden kolaylıkla kabul edildiÄŸi üzerinde pek durulmamıştır. Bu bütün direnmeleri kıran baÅŸarının gizi neydi?
“Daha ikinci kitabı Jokond ile Sİ-YA-U’da, Nâzım Hikmet’in geleneksel ÅŸiirimizle baÄŸlarını kopartmak istemediÄŸi, bir bireÅŸim arama özlemi içinde olduÄŸu açıkça görülüyordu. Bu ‘yepyeni ÅŸair’ hem Divan ÅŸiirinden, hem de Halk ÅŸiirinden etkiler aldığı, alıştığımız güzellikleri yeni bir biçim içinde deÄŸerlendirdiÄŸi için yadırganmıyordu.
“Serbest Nâzım, özellikle baÅŸlangıçta, hece kalıplarının serbest kullanılışı diye nitelenebilir. Üçlü, dörtlü, beÅŸli hecelerle sıralanan basamaklı dizelere örnekler verelim: Bakmıyor/kayığa/sarılan/sulara; /Bakmıyor/çatlayıp/yarılan/sulara! (3). DeÄŸil bir kaç/deÄŸil beÅŸ on/ otuz milyon/otuz milyon (4). Dalga bir daÄŸdır/Kayık bir geyik!/Dalga bir kuyu/Kayık bir kova!/Çıkıyor kayık/İniyor kayık, (5).
“Nâzım Hikmet’in eski ÅŸiirin güzelliklerinden yararlanışı her zaman çok açık da deÄŸildi. Örnekse ‘ustam’ diye andığı Yahya Kemal’in ‘Bendim geçen ey sevgili sandalla denizden’ dizesi ile Nâzım’ın ‘Hazer’de dost gezer, e…y!../düşman gezer!’ dizeleri arasındaki benzerliÄŸi herkesin görmesi beklenemez.
“Çok aşırı görünen bir yeniliÄŸin böylesine kolay benimsenmiÅŸ olması Nâzım Hikmet’in Türk ÅŸiir geleneÄŸine baÄŸlılığından, bu geleneÄŸi çok iyi özümlemesinden doÄŸmuÅŸtur.
“Åžeyh Bedreddin Destanı Divan ÅŸiirinden, Halk ÅŸiirinden aldığı etkilerle ÅŸairin özlediÄŸi bireÅŸimin çok baÅŸarılı bir örneÄŸi olduÄŸu gibi, ‘YaÄŸmur çiseliyor’ bölümüyle de ÅŸiirimizin sonraki geliÅŸmelerine iÅŸaret eder gibidir.
“1938′de baÅŸlayan cezaevi yıllarında ise, ÅŸiirini ‘fazla haykıran bir propaganda edası’ndan kurtarmak amacıyla, yeni arayışlara giren ÅŸair, bir yandan daha alçak tonda lirik ÅŸiirler yazarken, bir yandan da yakın tarihin bir panoraması niteliÄŸindeki Memleketimden İnsan Manzaraları’nı yazmaya baÅŸlamış, zamanla, bu büyük yapıtın ÅŸiir, tarih, roman, öykü, oyun, senaryo türlerini birleÅŸtiren ‘yeni bir anlatı türü’ niteliÄŸine büründüğünü görmüştür.
“Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldığı 1950 yılı sonrasında ise, bir süre ustalığına yaslanarak ÅŸiirlerini herhangi bir atılım yapmadan çoÄŸalttığı söylenebilir. Kolay kullandığı bir araçla düşüncelerini, duygularını iletir gibidir. Ama 1960′lara doÄŸru ‘Saçları saman sarısı kirpikleri mavi’ ÅŸiirleri diye anılan uzun dizeli ÅŸiirleriyle yepyeni bir çoÅŸkuyu yaÅŸadığı görülür.
“Nâzım Hikmet sanat yaÅŸamının deÄŸiÅŸik dönemlerinde deÄŸiÅŸik anlayışlarla ÅŸiir yazmış, denemekten, yeni aranışlara girmekten hiç vazgeçmemiÅŸ, hep yenilikçi kalmıştır. Türk ÅŸiir geleneÄŸinin dışına düşmeden sürekli yenilenmiÅŸ, deÄŸiÅŸmiÅŸtir. DeÄŸiÅŸmeyen yanı düşünceleri, bir de gerektiÄŸinde memleketi için hiçbir ÅŸeyi göze almaktan kaçınmayan özverili kiÅŸiliÄŸi olmuÅŸtur.” (Memet Fuat’ın Özgünlük Avı adlı kitabında yer alan 18 Ocak 1990 tarihli yazısı.)

Yazar Hakkında

admin

Yapılan Yorumlar

Bu konuya 2 yorum yapılmış.
  1.   HAKAN09 Nisan 2008, 18:28  
     

    BEN DENİZLE İLGİLİ ŞİİR İSTİYORUM HAYATINI DEGİL

     
         
  2.   ßurak16 Aralık 2008, 19:31  
     

    bende trabzonlanla ilgili :d

     
         

Yorum Gönder

İsim(Gerekli)
E-Posta(Gerekli)
Web Siteniz(Tercihen)

Mesaj Bölümü

Arama Bölümü

Yazılardan Haberdar Olun

SoÄŸuk!!!!
87 kiÅŸi takipte! Sen de takip et.